ilginç ürünler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ilginç ürünler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Mart 2011 Perşembe

pasta bulamayan da kedi yesin

mııııııııırrr,

itiraf edelim hadi, hiç birimiz tatlıya karşı koyamıyoruz. nutella için canını verebilecek olanlarımız var. bir parça çikolata için yapmayacağımız yok.

bir de pastalar var. benim karşı koyamayacağım; vişneli çikolatalı pasta.

bir de pasta yapmayı sanat olayı haline getirmiş olanlar var. discovery channel'da yayınlanan "cake boss" pastacılık işinin geldiği boyutları görmek açısından muhteşem bir program. cake boss, Buddy Valastro'nun babasından dedesinden kalma carlos bakery'de geçiyor ve her bölümde farklı farklı pastaların yapım aşamalarını reality show formatında anlatıyor. benim gibi değil pasta hayatında bir kere bile kek yapmamış bir insan için yaptıkları şeyler inanılmaz. ya bu pastanede heykeltraşlar çalışıyor. o kadar diyim. istediğiniz şekil ve boyutta pasta yapabiliyorlar. bir keresinde 1,5 metre yüksekliğinde pizza kulesi şeklinde bir pasta yaptılar.

bugüne kadar hiç kedili pasta yaptılar mı görmedim, internet sitelerine şöyle bir baktığımda da gözüme çarpan bir şey olmadı. ama bu hiç kimse kedili pasta yapmıyor anlamına gelmiyor.

işte size birbirinden güzel kedili pastalar. yemeye kıyabilirseniz....




ipeksi tatlar, bildiğim pastaları en lezzetli ustalardan birisi. tasarımları da birbirinden şık. bu da ipeksi tatların feray için yaptığı kedili pasta.



eminim kendisine ulaşırsanız size de istediğiniz gibi kedili bir pasta yapacaktır. özel bir gün için hazırlanacak özel tasarımlı bir pastanın yeri doldurulamaz sanırım. ama pasta bulamazsak da kedi yeriz.

mıııııırrrrr

2 Mart 2011 Çarşamba

clock work cat

mıııııııııırrrr,

yıl olmuş 2011, kediciklerin kuyruk sallamasını takip ederek ilerliyor zaman tik tak, tik tak

ve biz hala blog engellemeleri ile yüzyüzeyiz. zaman ilerliyor ama biz ilerleyemiyoruz. yerimizde saysak yine iyi ama biz bir de geri gidiyoruz.

kedili saatlere bakacak olursak...

bu tiplerden renk renk var, ama pembesi bile biraz erkeksi geldi bana, pek bir pala bıyıklılar sanki.


balık avındaki bu kediş benim favorim.


felix pek çok üründe olduğu gibi saatlerde de baş kahramanlarımızdan.

farklı zevklere uygun kuyruk sallayan kedili saat bulmak mümkün. dikkat çekici olan çoğunun siyah olması ve kittyli bir duvar saatine rastlanamaması.



benim eve alıp asacağım ise bu olur.

blogger engellemesine takılmadan bu yazı/ bu blog kaç kişiye ulaşabilir bilmiyorum. ama engellemelere boyun eğip yazmaktan vazgeçecek değilim/değiliz

mııııııııııırrrrr

28 Şubat 2011 Pazartesi

yapışıp kaldım

mıııııırrrrr,

bir çoğumuzun evinde buzdolaplarının üzeri çeşit çeşit magnetle kaplı. bir nedenle eve gelmiş magnetler bunlar. bendekilerin çoğu eşin dostun gittiği yerlerden getirdiği hediyelikler. bir kısmı yemek siparişi verdiğimizde gelenlerden. sucunun ki var mesela. beni en çok güldüren yeni evlilerin içine minik minik fotograflarını koydukları çerçeveli olanlar. home sweet home, annem, canım annem magnetleri filan da satılan cinsten. ha bi de en komiği çilingirin magneti var. ben kapıda kaldıktan sonra buzdolabındaki telefon numarasının bana ne hayrı olacaksa.

bir de dünyada bir sürü insan kolleksiyonerlik titizliği ile buzdolabı magnetleri topluyor.

çoğu gittiği gördüğü ülkelerden - şehirlerde hatıra diye getirdiği magnetleri diziyor buzdolaplarının üstüne. veya işte oralara gidene gelene sipariş veriyor. magnet kolleksiyonunu sığdıramayıp yeni buzdolabı kapağı alan bile var.

herhalde bütün ülkelerde en çok satılan hediyelik eşya bu magnetlerdir. hem kısmen ucuzlar, hem de az yer tutuyorlar.

bir de bizim kediler var tabi, magnet olup buzdolablarının kapaklarına tırmanan.




bu güzel seriye http://www.ftrenner.com/catspmagnets.asp adresinden ulaşmak mümkün. ben balık tutanına bayıldım.


bu kedicik ne gizli planlar peşindeyse... kesin aklında bir numara var, nasılda pusu kurmuş...


bu kediciğin ise patilerini istediğiniz yere çekip uzatabiliyorsunuz. istediğiniz şekle sokabiliyorsunuz. en çok bunu sevdim.

bu tür magnetlerin yani elleri ve ayakları ile yapışıp kalanların insan figürlü ve başka başka hayvanlı olanları da var. hepsi de ayrı ayrı sevimli.

bende bu yapıştım kaldım agnetlerden mi kolleksiyon yapsam acaba? şart değildir herhalde ülke - şehir magneti kolleksiyonu yapmak.

mııırrrrr

24 Şubat 2011 Perşembe

hafıza kaybı

mııııııııııııırrr,

hafıza mı kaybettim, yine.


bu kaçıncı bilmiyorum artık. elime aldığım bir flash discin ömrü, bir kullanımlık. sanırsınız kağıt mendil, kullan at. hayır desem ki çantamda bir kara delik var, o zaman başka şeylerinde kaybolması gerekir değil mi? ama benim sadece flash disclerim kayboluyor.

bu sefer bunlardan istiyorum. herhalde böyle patili bir flash discim olsa, gözüm gibi bakarım. hatta bir zincire takar boynuma asarım.

nasılda sevimliler.

mıııııııııırrrrrr




21 Şubat 2011 Pazartesi

tırnak kontrolü

mııııırrrrr,

ilkokul zamanlarında, pazar akşamı evde bir telaş hatırlıyorum. saat 8'de "bizimkiler" başlamadan önce banyo yapılacak. önlük, yaka ütülenecek, temiz çoraplar hazırlanacak. ertesi gün okula gidecek defter kitap çantaya yerleştirilecek. e ödevler çoktan bitmiş tabi. bu saate ödev mi kalır. ve en önemlisi tırnaklar kesildi mi, önlüğün cebine temiz mendil kondu mu? ne de olsa pazartesi sabah okulda öğretmenin yapacağı ilk iş tırnak kontrolü. mendillerimiz çıkartıp sıralarımızın üstüne koyacağız, üstüne de ellerimizi. ve öğretmen kontrol edecek tırnaklar kesilmiş mi, temiz mi diye. hala var mı acaba bu uygulama?

bu tırnak meselesi daha sonraki yıllarda o kadar üstünde durulmaz oldu bizim evde, en azından annem hatırlatmazdı tırnaklarını kes diye. okulda da kontrol filan kalmadı. galiba ilkokulda verilen tırnak terbiyesini yeterli gördü büyükler. veya da söylenmeden hallettik bu işleri.

ve işte yeni bir haftaya başladık. ben hala pazar akşamından hazırlanabildiğim kadar hazır olmaya çalışıyorum. pazartesi sabahları ekstra tatsız sabahlar çünkü. haftasonu sabah biraz daha geç kalkınca, bünye hemen geç kalkmaya alışıyor ve pazartesi sabah uyanmak biraz daha zor oluyor. bu nedenle hazır olabildiğim kadar pazar akşamından hazır olmaya çalışıyorum. mesela ne giyineceğimi akşamdan hazırlıyorum ki sabah bir de ne giyineceğim derdi olmasın. giyineceklerime uygun çantayı seçip eşyalarımı yerleştiriyorum, ayakkabıları kontrol edip gerekirse boyuyorum. ve tabi tırnaklar. şimdilerde pazar akşamı behzat ç.'yi izlerken törpüleyip boyuyorum. dizi bitene kadar da kuruyor. öyle maniküre pediküre gidip, ellerim yapılırken boş boş oturmak hiç bana göre değil.

ama tabi aşağıdaki gibi bir uygulama isteyenlerin manikürcüde bir hayli zaman geçirmesi gerek eminim.



nail art denen bir şey var. işte bunlarda kedili örnekleri. anladığım kadarı ile bu nail art iki şekilde yapılıyor. ya çeşit çeşit boyalarla yetenekli manikürcüler tırnaklarınızın üstüne resimler yapıyor ya da çıkartma veya takma tırnakla hallediliyor. nail art tasarımı başlı başına bir iş. onlarca site, blog bulabilirsiniz. yarışmaları bile var.


türkiye'de bu sektör ne alemde anlayamadım. böyle bir şey yaptırmak istesek kime gitmek gerek, o çıkartmalar nerelerde satılır bulamadım. hiç bir şey yok değil ama kedili birşeyler yok.


bu yukardakini nasıl yapmışlar mesela, hem sade hem de temiz duruyor. en azından benim için diğerlerine göre daha kullanılabilir bir desen. manikürcüsünü bulsam yaptırmak isterim. acaba denesem kendim becerebilir miyim?

mıııııııırrrr

19 Şubat 2011 Cumartesi

kızarmış ekmek, biraz da peynir

mıııııııırrr,

hafta içi, mümkün olan son ana kadar uyumak için, yatakta 3 dakika fazla kalmak için yapmayacağımız yoktur. ve genelde de son anda yataktan fırlayıp daha gözümüzü açmadan, üstümüze bir şeyler geçirip kendimizi sokağa atıyoruz. otobüsü kaçırırsak veya servisi veya vapuru, veya trafiğe kalırsak sabah keşmekeşinde işe ulaşmamız imkaansız hale gelecek.

kahvaltı mı? o da ne?

okul yıllarında bile anneniz sizden önce kalkıp size çaylar demlese, kahvaltılar hazırlasa bir lokma ya yenir ya yenmezdi. şimdi kim kalkıp her sabah kahvaltı hazırlayacak. yatakta fazladan geçirilecek 3 dakikanın hesabını yapıyoruz biz burada.

e n'olcak peki o zaman kahvaltı meselesi? köşedeki simitçi ne güne duruyor değil mi? veya iş yerine gidince bir tost söylersiniz yanında da çay. ama ah o çay... ya makine çayı, ya poşet çay.

ve nihayet haftasonu. haftasonunun en güzel tarafı? tabi ki kahvaltı sofraları. hafta içi 5 günün acısını çıkartmalıyız.

sadece peynir ekmek olsun sofranızda veya mükellef bir sofra kurun ama mutlaka en azından bir dostunuz olsun yanınızda, bir sevdiğiniz. gözlerine baktığınızda içinizi ısıtan, yüzü gülen, sözü sohbeti tatlı bir dost. ve porselen bir demlikte demlenmiş tavşan kanı çayınız olsun yanınızda.

ve tabi çaydanlığınız kedili olsun.

buradan edinebilirsiniz...

sofra hazırmış beni çağırıyorlar, herkese afiyet olsun.

mıııııırrrr

17 Şubat 2011 Perşembe

sigara sağlığa zararlıdır

mıııırrrr

evet biliyoruz, sigara sağlığa zaralıdır. şimdi burada özendirmiş gibi olmayım, hele ki bu aralar sigarayı bırakmaya çalışanları zor durumda bırakmayı hiç istemem ama bu zippoları da sizinle paylaşmadan edemeyeceğim.

Bu pembeli zippo Türkiye'de de bulabileceğiniz bir model, en azından ben daha önce defalarca denk geldim.



bu ikisinden takım yapıp bir kız arkadaşıma hediye edebilirim.


erkeklere hediye almak hep çok zordur. eğer bir erkeğe hediye almak zorunda kalırsanız ve bu kişi kedi sever ve sigara içen bir erkekse, aşağıdaki iki zippo uygun olur diye düşünüyorum.



farklı renk seçenekleri isteyenler için de ürünler mevcut.



sigara bırakma hattı 171'i arayabilirsiniz.

mııırrrrr

16 Şubat 2011 Çarşamba

sıcak, sımsıcak

mııırrr

tam havalar ısındı bahar geliyor galiba derken, soğuklar geri geldi. bir de bunun martı var ki, havalar daha da soğuyacak demektir. bu havalarda üşütüp hasta olmamak ise mümkün değil. siz sıkı giyinseniz ve kendinize dikkat etseniz bile etrafınızda birileri mutlaka hasta ve size de bulaştırması an meselesi. ondan sonra uğraş dur soğuk algınlığı, nezle, grip.

insan bir kere hasta oldu mu, şu yap bu yap diyen de çok oluyor. ıhlamur kaynat, tavuk çorbası yap, şu ilacı al...

oysa bu tür hastalıkların tek bir ilacı var, yatağına gir, kendini sıcak tut ve dinlen.

kendini sıcak tutmak içinde kullanılabilecek en güzel şey: sıcak su torbası.

açıkcası, internette tam da aradığım gibi kedili bir sıcak su torbası bulamadım. insan çok daha fazla ve değişik tasarımlar bulmayı umuyor. köpekler, tavşanlar, ayılar söz konusu oldu mu artan çeşitlilik ne yazık ki (ve nasıl olduysa) kediler söz konusu oldu mu birden düşüyor.

olanlar da öyle çok çok güzel şeyler değil ama hoşuma giden bir kaç tanesini sizinle paylaşmak istedim.

bu ürünleri bulabileceiniz internet siteleri için özellikle link vermedim, çünkü dediğim gibi aslında bulduklarımın hiç birisi beni tatmin etmedi.

galiba iş başa düşecek ve kendimiz yapacağız bir tane.



bulduğum kedili sıcak su torbaları arasında yine en güzelleri "hello kitty"li olanlar. eğer bir hello kkitty severseniz, belki bunlar sizi keser.


bu kışı hastalıksız geçirmeniz dileği ile...

mııırrrr

12 Şubat 2011 Cumartesi

duvarlar renklensin

mıııııırrrr

evlerimizin yeni süsleri duvar stickerları. çeşit çeşit renk renk duvar stickerları ile evleri süslemek, renk katmak mümkün. artık bu stickerlar pek çok insan için ev dekorasyonunun en vazgeçilmez parçası adeta. ağaçlar, dallar, çiçekler, kuşlar, kelebekler... ne arasanız var. kanepenin arkasına yapıştırılan ağaçlar, köşe sehpasının üstüne gelecek şekilde yapıştırılan masa lambası şeklinde olanlar, yatak başlarındaki çiçekler veya marlyn monroe, michael jackson gibi ikonların çıkartmaları.

bir kişinin kendi zevkine ve evine uygun olan bir çıkartma bulamaması mümkün değil.

ve tabiki kedi severler içinde binlerce seçenek var. inanın insanın içlerinden seçim yapması çok zor. yaramaz kediler, büyük kediler, aşık kediler, oyunbazlar, uykucular, ayak izleri... yeterki siz ne istediğinize karar verin. yoksa evinizin bütün duvarlarını bu stickerlarla kaplamanız işten bile değil. salondan yatak odasına, girişten mutfağa, banyodan çocuk odalarına kadar evinizin istediğiniz her köşesini stickerların sihirli dokunuşlarıyla şıklaştırabilirsiniz.

ama pek çoğumuz çocuklarımızın odasına ayrı bir özen gösteririz. mobilyaları, perdeleri, halısı, dolabı, oyuncakları... çünkü biliriz ki her bir seçimimiz çocuğumuzun hem beden hem de ruh sağlığının gelişimi açısından önemlidir. mobilya boyalarının kanserojen madde içermeyenlerinden olması en önemlisidir. duvarların renklerini çocuğumuzu rahatlatacak pastel renklerden seçeriz. her bir oyuncağı ona bir şeyler öğretecek, hayal dünyasını zenginleştirecek türdedir.

peki odasının duvarları niçin onları hayal dünyalarına taşımasın, küçük yaşlardan itibaren hayvan sevgisini aşılamasın? bunun için ne mi yapmak lazım? 1 saattir duvar stickerlarından bahsetmiyor muyuz?







duvar stickerları konusu elbette burada bitmez. şimdilik sadece rengarenk renk stickerlara şöyle bir göz atmış olalım. sonra bu konuya geri döneriz.

mııııııırrrrrr

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...